pakistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pakistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2015 Salı

Posted by uçan adam Posted on 14:26 | No comments

Dünyanın bilinmeyen 7 harikası

Dünyanın mimari harikalarından olup da fazla bilinmeyen yapıları hangileridir?
Bunu belirlemek için Quora adlı anket sitesine başvurduk. İşte gelen yanıtlar…
Büyük Cenne Camii – Mali: 1907’de inşa edilen cami dünyanın en büyük kerpiç binası. Sudan’dan Atlantik sahiline kadar uzanan kuşaktaki en başarılı mimari yapılardan biri olarak görülen cami, 1988’de UNESCO’nun Dünya Mirası listesine alındı. Kurak mevsimde çatlayan kerpiç duvarlar, her yıl ilkbaharda yapılan bir festivalle halk tarafından kille sıvanır. Bina yüzeyinde görülen ahşap çıkıntılar bu tamirde iskele amacıyla kullanılır.
Parlamento Sarayı – Romanya: Dünyanın en büyük, en pahalı ve en ağır idari binası Bükreş’te bulunuyor; ama pek fazla bilinmiyor. Romanya’nın eski lideri Nikolay Çavuşesku tarafından 1984’te yaptırılan bina 12 katlı. 3100 odalı bina 330 bin metre karelik bir alanı kaplıyor. 3,3 milyar Euro’ya mal olan binayı yapmak için 30 kilise ve sinagog ile 30 bin konutun yıkıldığı söyleniyor. Binanın halıları inşaat sırasında içeride dokunup serilmiş.
Derawar Kalesi – Pakistan: Çöl ortasındaki kale, kare şeklini oluşturan 40 burçtan oluşuyor. 30 metre yüksekliğindeki burçların toplam çevresi 1500 metreyi buluyor. Ülkenin zor ulaşılır bir köşesinde yer alan kaleyi birçok Pakistanlının dahi bilmediği düşünülüyor.
Chand Baori – Hindistan: Ülkenin kuzey batısındaki Racasthan bölgesinde yer alan bu ilginç yapıda basamaklarla büyük bir su kuyusuna iniliyor. 13 kattan oluşan basamaklarla 30 metre derinliğindeki kuyuya iniliyor. Toplam 3500 basamaktan oluşan simetrik merdivenlerle inilen kuyu 800-900’lü yıllarda bir Hint kralı tarafından yapılmış.
Mostar Köprüsü – Bosna-Hersek: Mostar şehrinden geçen Neretva Nehri üzerinde 1566’da Osmanlılar tarafından inşa edilen köprüyü Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin yaptı. Köprü için 456 taş kullanılmış. 4 metre genişliğinde, 30 metre uzunluğunda ve 24 metre yüksekliğindeki köprü İslam mimarisinin Balkanlar’daki en çarpıcı örneklerinden biridir.
1990’larda Bosna savaşı sırasında Bosnalı Sırplar ve Hırvatlar tarafından yıkılan köprü savaştan uzun bir süre sonra tamir edilerek yeniden kullanıma açıldı. Köprünün yeni hali eskisine göre farklılık gösterse de bölge halkı köprüyü nehrin buzlu sularına atlamak için kullanmaya devam ediyor.
Büyük Hint Seddi – Hindistan: Büyük Çin Seddi’ni herkes duymuştur ama Hindistan’da da benzer bir yapının olduğunu çok az kişi biliyor. Çin’dekinin ardından dünyanın en uzun ikinci duvarı. Racasthan eyaletinde yer alan 36 km uzunluğundaki duvarın kalınlığı kimi yerde 4,5 metreye kadar ulaşıyor. 1443’te inşa edilen duvar 19. yüzyılda uzatılarak bölgedeki 360 tapınağı korur hale getirilmiş.
Şeyh Lütfullah Camii - İran: İsfahan kentindeki bu cami Sefevi dönemi mimarisinin şaheserlerinden biridir. 1603-19 yılları arasında Şah Abbas döneminde inşa edilen caminin ilginç yanı minaresinin ve avlusunun olmamasıdır. Şahın haremindeki kadınların ibadeti için inşa edilmiştir.
(Kaynak BBC)

3 Şubat 2015 Salı

Posted by uçan adam Posted on 01:05 | No comments

KUR'AN İÇİN DAĞI DELDİLER

Zarar görmüş Kur'an-ı Kerim'leri itina ile korumak isteyen Pakistanlılar, Beluçistan eyaletinin başkenti Kuetta'ya 10 kilometre uzaklıktaki Cebel-i Nur-ul Kur'an adlı dağın altına onlarca tünel ve mağara oydu.

Pakistan'da 1992'de tahrip olmuş Kur'an-ı Kerim nüshalarını korumak için çözüm arayışına giren Hacı Muhammed Nurullah, kardeşi ve üç arkadaşı, Süleymani dağ silsilesinin uzantısı olan bir dağın altında muhafaza etmeye karar vermiş.
Girişimciler, az hasarlı mushafları oydukları odacıkların içerisine yerleştirdikleri camekânlarda sergilerlerken, ciddi hasar görenleri ve hadis kitaplarını da çuvallar içerisinde koridorlar boyunca istiflemiş.
TURİSTLERİN UĞRAK NOKTASI
Zamanın ilerlemesiyle hem mushafların hem de oyulan tünellerin sayısı ve uzunluğu artmış. Temmuz 2014 itibariyle doksan binden fazla Kuran ve hadis kitabının bulunduğu Cebel-i Nur-ul Kur'an adlı dağ, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline gelmiş.
Pakistan'ın dört bir yanından gelen kitapların bulunduğu dağda elverişli mushaflar tamir edildikten sonra mescit ve medreselere dağıtılıyor. Sergilenen nüshalar arasında antika değeri taşıyan ve Hicri 1100 ila 1200'lü yıllarda basılmış veya elle yazılmış 300 ila 350 yıllık nüshalar da bulunuyor.
YÜZDEN FAZLA ODASI KUR'AN-I KERİM DOLU
6,5 dönümlük bir alana yayılmış tünelleri ziyaret edenlerden bazıları Kur'an dolu çuvallara dileklerini yazarken kimisi de namaz kılarak dua ediyor. Odacıklar insan gücüyle açıldığını amatör müzede havalandırılma amaçlı herhangi bir teknolojik imkân henüz bulunmuyor.
Açılmasının üzerinden 22 yıl geçen müzenin dağın altı oyularak yapılan yüzden fazla odası çuvallar dolusu Kur'an-ı Kerim ile doldurulmuş durumda. Hacı Muhammed Nur ve dostlarının ardından şimdilerde altı kişilik gönüllü bir heyet, bakım masraflarını kendileri karşılamak suretiyle Cebel-i Nur'u koruyor.


19 Eylül 2014 Cuma

Posted by uçan adam Posted on 13:28 | No comments

MODİFİYELİ KURBANLIKLAR

Dünya ülkeleri içerisinde kültürel olarak belki de en renkli iki millet Hindistan ve Pakistan'dır desek yanlış söylemiş olmayız.
Pakistanlılar özellikle kıyafetlerine aksesuarlarına bindikleri araçları aşırı derecede süslemeyi çok sever. Ancak bu sefer çobanlar satacak oldukları kurbanlıkları modifiye etmişler.
Böylece ilginç bir pazarlama taktiği sergilemişler.











14 Ağustos 2014 Perşembe

Posted by uçan adam Posted on 10:18 | No comments

PAKİSTAN'IN ÖZGÜRLÜK HİKAYESİ


Muhammed Ali
 Cinnah ve Pakistan\'ın kuruluşu
Muhammed Ali Cinnah ve Pakistan\'ın kuruluşu

Muhammed Ali Cinnah’ın önderliğinde başlayan ve gelişen hareket üzerine, 23 Mart 1940’da Lahor’da toplanan “Müslüman Birliği Cemiyeti Kongresi” Hindulardan tamamen ayrı bağımsız bir Pakistan Devleti kurulmasını kararlaştırmıştı.

Yaklaşık olarak 17. yüzyılın başlarında Hint Yarımadasına gelen İngilizler, ilk olarak Hindistan kıyılarında bir ticaret kolonisi kurarak işe başlamışlardı. Bir sonraki yüzyılda da Hindistan’daki hâkimiyet için Fransızlarla büyük bir mücadele içerisine girmişler ve üstünlüğü ele geçirerek bölgenin tek, mutlak gücü haline gelmişlerdi.
18. yüzyıldan itibaren, hâlâ İngilizlerin sömürgesi konumunda olan Hindistan Yarımadası’nda, İngilizlere karşı ilk isyanlar yine aynı yüzyılın ortalarından itibaren Hintli aydınlar tarafından başlatılmıştı ve daha sonraki süreçte bu isyanlar karakter değiştirerek Hindistan’ın kurtuluşunu sağlama çalışmalarına dönüşmüştü. Bu çalışmalar, 1917’de Gandhi (1869-1948)’nin ortaya çıkması ve ulusçuluğun daha da güçlenmesiyle birlikte de hızlı bir ivme kazanmıştı.

Pakistan'ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah Hindistan lideri ile birlikte Bombay'da 1914

Bağımsızlık Hareketlerinin bu şekilde yayılıp gelişmesi üzerine, İngiltere nihayet 1935’de, halk tarafından seçilmiş üyelerden teşekkül edilen eyalet meclislerinin kurulmasını kabul etmiş ve 1937 yılında da ilk seçimler yapılmıştı. Öte yandan aynı tarihlerde, Hindistan’daki Müslümanlar da, Hindu egemenliğinin kültürlerini ve özgürlüklerini zedelediğini ileri sürerek Hintlilerden ayrı bir devlet kurmak istediklerini dile getirmişlerdi. Muhammed Ali Cinnah’ın önderliğinde başlayan ve gelişen bu hareket üzerine, 23 Mart 1940’da Lahor’da toplanan “Müslüman Birliği Cemiyeti Kongresi” Hindulardan tamamen ayrı bağımsız bir Pakistan Devleti kurulmasını kararlaştırmıştı.
II. Dünya Savaşı patlak verince, bütün Asya’daki sömürgelerde olduğu gibi, Hindistan halkının da bir kısmı Japonya’yı desteklemişti ve hatta Hindistan Milli Ordusu adında bir kuvvet ile Japonlarla birlikte savaşmışlardı. Aynı şekilde, II. Dünya Savaşı esnasında İngiltere de Hintlilerden geniş ölçüde asker alarak bunlardan yararlanmıştı. Hintlilerin Japonların yanında yer aldığını gören İngiltere, 1942’de Hindistan üzerindeki kontrolünü biraz gevşeterek hükümetin yerli halktan olması esasını getirmişti ve sadece savunma ile dışişlerini kendi elinde tutmuştu. Aynı zamanda, yaptığı bir açıklama ile de savaştan sonara Hindistan’a bağımsızlık vereceğini bildirmişti. Tabi İngiltere’nin, gecikmiş olan bu kararları savaş esnasında alması da ayrıca bir soru işaretidir.
Savaşın akabinde İngiltere, 1945’te anayasa yapılmasını, Kurucu Meclis kurulmasını ve Pandit Nehru başkanlığında da geçici bir hükümet kurulmasını kararlaştırmıştı. Ayrıca 1946’da da Hint Yarımadası’nda Hindistan ve Pakistan adlarıyla iki bağımsız dominyon kurulmasını kararlaştırmıştı ve İngiliz Parlamentosu, hükümetin bu kararını 18 Temmuz 1947’de yürürlüğe koymuştu. Bunun üzerine İngilizler, 14 Ağustos 1947’de Hint Yarımadası’nın kuzeyinden askerlerini tamamen çekmişlerdi.
Gelişen bu olaylar neticesinde, Hindistan’ın Müslüman çoğunluğa sahip bölgeleri, İngiliz Uluslar Topluluğu (Commonwealth) içinde ve dominyon statüsünde Pakistan adıyla bağımsız bir devlet olmuştu. Ancak, bu bölgedeki Müslümanların nüfus dağılımından ötürü Pakistan birbirine çok uzak iki bölümden meydana gelmişti ve Pakistan’ın bu durum 1971 yılına kadar sürmüştü. Bu tarihte, Pakistan ile Bangladeş olmak üzere iki ayrı devlete ayrılmıştı. İngiltere, 15 Ağustos’ta da Hint Yarımadası’nın diğer bölgelerinden de çekilmiş ve böylece Hindistan bağımsızlığını kazanarak İngiliz Uluslar Topluluğu’nun bir üyesi olmuştu.
Kaynaklar:
Rıfat Uçarol, Siyasi Tarih (1789-2001), İstanbul, 2006.
Fahir Armaoğlu, 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi (1789-1914), Ankara, 1997.
Yusuf Hikmet Bayur, Hindistan Tarihi (1737 - 1949), C. III,  Ankara 1987.

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Posted by uçan adam Posted on 06:39 | No comments

DÜNYANIN EN GÜZEL 10 CAMİSİ

İslam aleminin ibadet mekanı olan camilerden, tüm dünyada binlerce bulunmaktadır. Her biri mimari, tarihi ve estetik olarak birbirinden farklılıklar göstermektedir. İşte bu listede büyüklüklerine göre sıralanmış 10 camiyi bulabilirsiniz.
  ©   Sağ Tıklama Engeli